jump to navigation

Türk bilgisayar oyunu rekora koşuyor Ağustos 13, 2008

Posted by osmandemirci in Bilgisayar, Güncel.
Tags: , , ,
add a comment

ODTÜ Teknopark’ta geliştirilen ve dünya oyun pazarında yarışa giren “Hükümran Senfoni” oyunu üç ayda 100 bin kullanıcıya ulaştı.

“Hükümran Senfoni” adlı Türk bilgisayar oyunu, 9 Mayıs tarihinde internet üzerinden test aşamasında uygulamaya açıldı. Geçen üç ay içinde kullanıcı sayısı 100 bine ulaştı. ODTÜ Teknopark yetkilileri, bu hızla devam etmesi halinde “Hükümran Senfoni”nin birinci yılın sonunda Türkiye’nin en çok oynanan oyunu olacağını belirtiyorlar.
ODTÜ Teknopark’taki Ceidot Oyun Stüdyoları yöneticisi Erkan Bayol, oyunun henüz açık beta aşamasında bulunmasına rağmen Türk yunseverlerin gösterdiği ilgi ve güvenin “olağanüstü” olduğunu söyledi, Türkiye’de en çok oynanan ve Almanya’da üretilen tarayıcı tabanlı oyunlardan Travian’ın 2004 yılında yayınlanmaya başlandığını ve o dönemden bugüne kadar Türkiye’de 400 bin dolayında oyuncusu olduğunu anlatan Bayol, “Yani 4 yılda 400 bin seviyesine gelmiş bulunuyorlar ki bu rakam ciddi bir başarıdır” dedi.

Geleceğin bilgisayar teknolojisine Türk imzası Ağustos 9, 2008

Posted by osmandemirci in Nanoteknoloji.
Tags: , ,
add a comment

Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (NANOTAM) ve Harvard Üniversitesi’nin ortak yürüttüğü projede, geleceğin bilgisayar teknolojisi olarak öngörülen kuantum bilgisayarlarda kullanılacak nanooptik devreler geliştiriliyor.

Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi ve Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (NANOTAM) Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay, projenin Türkiye ayağının yürütücüsü olarak görev aldığını ve bu araştırmaların sonucunda ortaya çıkan buluşlarla gelecek nesil bilgisayarlara Türkiye’nin de büyük katkısı olacağını belirtti.

Günümüzde kullanılan bilgisayarlardaki işlemci teknolojisinin silikon malzemesine dayandığını belirten Prof. Dr. Ekmel Özbay, “Şimdiye kadar transistörlerin boyutlarının küçülmesi sayesinde her 2 yılda bir, bilgisayarlar 2 kat hızlanabiliyordu. Ama silikon temelli bu teknoloji ile 10 yıl sonra bir hız sınırına ulaşacağız ve silikon temelli bu bilgisayarları daha hızlı yapamayacağız” dedi.

Türk bilimciler enzim genlerinin şifresini çözdü Ağustos 8, 2008

Posted by osmandemirci in Bilim.
Tags: , , ,
add a comment
Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nden 10 bilim adamı tarafından yürütülen çalışmada, insan metabolizması ile çok yakın benzerliği olan farede katalizör görevi yapan enzim genlerinden 750’sinin şifreleri çözüldü.
Atatürk Üniversitesi (AÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nde 10 bilim adamı, fare embriyosundaki 2700 enzim geninin 750’sinin şifresini çözdü. Enzim genlerinin şifrelerini çözen bilim ekibinin başkanı Prof. Dr. İrfan Küfrevioğlu, “2000 yılında gen haritasının çıkarılması sonrası yapılan çalışmalarda en önemli ayaklarından birini enzim genleri oluşturuyordu, genlerin şifrelerinin çözülmesiyle birlikte özellikle insanlarda doğuştan kaynaklı hastalıkların tedavisinde önemli bir yol açılmış olacak” dedi. Küfrevioğlu, insan metabolizması ile çok yakın benzerliği olan enzim genlerinin hastalıkların oluşmasında önemli bir rolü olduğunu belirterek, yaptıkları çalışma ile birçok hastalığın tedavisine önemli bir katkı sağlayacaklarını söyledi.

Matematiğin dehaları Türkiye’ye geliyor Ağustos 7, 2008

Posted by osmandemirci in Bilim.
Tags: , , ,
add a comment
Hacettepe ve ABD’den Louisiana Üniversitelerinin 18-22 Ağustos tarihleri arasında ortaklaşa düzenleyeceği konferansta, Zelmanov da dahil olmak üzere matematiğin dünyaca ünlü dehalarını Türkiye’de buluşturacak.
18-22 Ağustos tarihleri arasında Ankara’da yapılacak konferansa, aralarında Rus asıllı matematikçi Prof. Efim Zelmanov’un da bulunduğu 30 ülkeden 160 matematikçi katılacak, son bilimsel çalışmalarını Türk araştırmacılarla paylaşacak…
Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Tercan, sayı sistemlerinde yapı, bağıntı ve denklemler üzerinde çalışmaların yapıldığı cebirin, Orta Doğu’da bin yılı aşkın temellere sahip olduğunu söyledi. Bu bölgede cebir üzerinde araştırmaların son 40 yıldır yeniden canlanmaya başladığını ifade eden Tercan, konferansın da bu canlanmayı desteklemek amacıyla düzenlendiğini bildirdi.

Türk araştırmacı, Ukrayna Bilimler Akademisi’nde Ağustos 7, 2008

Posted by osmandemirci in Bilim, Güncel.
Tags: , ,
add a comment
TÜBİTAK MAM Başkan Vekili Önder Yetiş, Ukrayna Teknolojik Bilimler Akademisi’ne asil üye seçildi…
Ukrayna Teknolojik Bilimler Akademisi (Academy of Technological Sciences of Ukraine- ATSU) 1991 yılında, bilimsel, endüstriyel ve savunma enstitülerini temsil eden Ukrayna’nın önde gelen bilim insanları ve teknoloji uzmanlarınca kuruldu.

Ülkenin teknolojik seviyesinin yükseltilmesi için disiplinler arası bilimsel araştırmaları yönetmek, desteklemek ve ileri teknolojilerle donatmakla görevli ATSU’nun, aynı zamanda yeni nesil bilim adamlarının ve teknoloji uzmanlarının eğitiminde endüstri bağlantılarının sağlanması gibi işlevleri bulunuyor.

Ukrayna’nın 4 farklı ilinde ana birimleri ve 17 ilde alt birimleri ile akademik faaliyetlere bağlı olarak 9 teknik birimi bulunan ATSU’da mühendislik, bilişim teknolojileri, aygıt yapımı, gıda üretimi, inşaat teknolojileri gibi pek çok konuda faaliyet sürdürülüyor.

Üyeleri dünyaca tanınmış ödüllü bilim insanlarından oluşan Akademi’nin 110 asil, 106 yan ve 4 aday üyesi bulunuyor.

Rusya, ABD, Almanya gibi ülkelerden 27 yabancı bilim insanı üyesi bulunan ATSU’dan TÜBİTAK MAM Başkan Vekili Önder Yetiş’e üyelik teklifinin kabul edilmesiyle ilk kez bir Türk bilim insanı Ukrayna Teknolojik Bilimler Akademisi’nde göreve alacak.

Üyelik, Rusya ve diğer ülkelerde sivil ve savunma kurumlarında yapılan işleri yakından takip etmek, araştırma sonuçlarını üye akademik kuruluşlarla tartışmak, iş birliği konularını belirlemek ve Türkiye’deki teknolojilerin uluslararası boyutta bilinirliğini sağlamak bakımından önem taşıyor.

Işığa Hükmeden Türk: Mehmet Fatih Yanık.. Nisan 22, 2008

Posted by osmandemirci in Bilim, Güncel.
Tags: , ,
add a comment


Henüz 28 yaşında. Ancak yaptıkları ile Economist, Focus ve Nature gibi ünlü dergilere konu oldu. Mehmet Fatih Yanık, uzmanların ancak -270 derecede durdurabildiği ışığı, oda sıcaklığında ve bilgisayar çipinde hapsetmeyi başardı.

NANO CERRAHİNİN İLK ADIMINI

 YANIK ATTI
Ünlü Stanford Üniversitesi’nde doktora yapan Yanık’ın buluşu çok hızlı işlem yapabilen geleceğin sistemi kuantum bilgisayarları ile sinir hücrelerinin yenilenmesinde kullanılacak ileri nano cerrahinin ilk adımı.

MATRIX’TEKİ BİLGİSAYAR SİSTEMİ KURULACAK

Türk bilimadamları da Yanık’ın buluşunun bilim dünyası için büyük bir adım olduğunu açıkladı: Şimdi ancak bilimkurgu filmlerinde izlediğimiz iletişim teknolojisi bu buluş sayesinde hayata geçebilecek.

*Işığı odaya hapsetti bilimde devir değişti
*Genç Türk bilimadamı Fatih Yanık, ışığı oda ısısında durdurmayı başardı… ‘Matrix’ ve ‘Azınlık Raporu’ filmlerinin bilgisayar teknolojisi artık hayal değil.
*Mehmet Fatih Yanık, ABD’de yaşayan en genç Türk bilim adamlarından. Henüz 28 yaşında. Bilim ve Teknik dergisiyle başlayan teknoloji merakı, onu bugün bilim literatürüne geçen birçok buluşun sahibi haline getirdi. Yanık, dünyaca tanınmış Massachusetts Institute of Technology (MIT) üniversitesinde fizik ve elektrik üzerine burslu lisans eğitimi aldıktan sonra halen Stanford Üniversitesi’nde doktorasını sürdürüyor. Genç adam, önceden -270 derecede, gaz halindeki atomlara transfer edilerek hapsedilebilen ışığın, oda sıcaklığında ve çip teknolojisinde kullanılan mikro optik devrelerle durdurulmasını sağlayarak tarihe geçti.

SİNİR HASTALIKLARINA ÇARE
Yanık beri yandan da, bu icadının sağlık alanında kullanılabilmesi için, bir saç telinin binde biri kadar küçük boyutlarda çok hassas cerrahi müdahale yapılmasını sağlayan nano cerrahi tekniğiyle sinir hücresi yenilenmesi üzerinde çalışmaya başladı. Fatih Yanık, bu çalışmaların sinir sistemiyle alakalı hastalıkların tedavisinde önemli rol oynayacağını belirterek, “Çok küçük organizmalarda sinir hücresi yenilenmesini çalışabiliyoruz. Bu kadar küçük organizmalarda sinir hücrelerinin yenilenmesini çalışabilmek moleküler biyoloji ve tıp açısından oldukça önemli. Küçük organizmalarda insanlar üzerinde yapamayacağımız moleküler deneyleri yapmamız mümkün. Bu sayede sinir hücrelerinin nasıl çalıştıklarını ve nasıl yenilendiklerini moleküler seviyede daha iyi anlayabileceğiz. Bu da, insanlarda sinir sistemiyle ilişkili hastalıkların tedavisi için çok önemli” diye konuştu.
HER ŞEY DERGİLERLE BAŞLAMIŞ
Babası emekli subay, annesi ev hanımı olan Yanık, ilkokulu İstanbul Çapa’da bitirdikten sonra ortaokulu Antalya Anadolu Lisesi’nde okudu ve Ankara Samanyolu Fen Lisesi’nden mezun oldu. Yanık, bilime olan merakının bilim ve teknik dergileriyle başladığını belirterek, “Ortaokul yıllarımda dayım bilim teknik dergileri getiriyordu. Kuantum fiziğinin ne olduğunu o zamanlar öğrendim. Ailemde diğer bir fizikçi ise kardeşim Ahmet Yanık. Kendisi de nano teknoloji üzerine çalışıyor” diye konuştu. Genç bilimadamının fizik sevgisi kendisini fizik olimpiyatlarına kadar götürdü. Türkiye’de her yıl seçilen 5 kişilik takıma ilk olarak 1994′te girdi. Çin’de onur belgesi ve teoride bronz madalya aldı. 1995 yılındaysa Avustralya’da kardeşiyle birlikte gittiği olimpiyattan bronz madalya ile döndü. Yanık, “Türkiye’ye dönecek misiniz?” sorusuna “Şu anda bir süre daha ABD’de çalışmalarıma devam etmeyi düşünüyorum. Türkiye’de de çalışmalarımı sürdürmem mümkün. İleride kuantum fiziği ve moleküler biyolojinin kesiştiği konularda çalışıp kendi laboratuvarımı kurmaya çalışacağım” yanıtını veriyor.

 

Adanalı Türk mucitler lazer üretti Nisan 5, 2008

Posted by osmandemirci in Bilim.
Tags: , ,
add a comment


ABD, İsrail, İngiltere ve Hindistan’da savunma sanayiinde kullanılan ve üretim yöntemi sır gibi saklanan lazer, Türk mucitler tarafından üretildi.
Özelleştirme Sosyal Destek Projesi (ÖSDP) kapsamında Adana Sanayici ve İşadamları Derneği’nce (ADSİAD) hazırlanan ve Dünya Bankası tarafından desteklenen Adana İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) bünyesindeki Ment-Isoft firması çalışanları tarafından üretilen lazer tekstil sektöründe kullanılmak üzere üretildi. Firma sahibi Alpay Bekret, yaptığı açıklamada, ürettikleri lazerin geliştirildiği takdirde savunma sanayiinde silah ve mayın tespiti, kilometrelerce uzaktaki sesleri dinleyebilme ve veri alabilme gibi özelliklere sahip olduğunu söyledi. Dünyada sadece ABD, İsrail, İngiltere ve Hindistan’ın özellikle savunma sanayiinde silah olarak kullandığı lazerin üretim yönteminin sır gibi saklandığına dikkat çeken Bekret, “Türkiye’de lazer üretimi yok. Dolayısıyla Türkiye, birçok sektörde kullanılan lazeri, dışarıdan en az 4-5 bin dolara ithal ediyor. Biz patentini aldıktan sonra bu lazeri 200-300 dolar gibi fiyata satmayı planlıyoruz” dedi.
Türkiye’de enerji üretimi sıkıntısı yaşandığına da dikkat çeken Bekret, lazer ışınlarının soğuk füzyona uğratılmasıyla enerji elde edilebileceğini kaydetti. Lazerin kullanım alanlarının türlerine göre değişebildiğini belirten Bekret, şunları söyledi:
“Lazer birçok hassas sektörlerde kullanılabiliyor. Bir mermer, dağdan kesme makineleriyle blok halinde kesilirken, kırıklar oluşuyor. Ancak lazerle yapılacak olan işlem kusursuz oluyor. Çünkü, lazer ışını bir jiletten 30 kat daha keskin ve ince. Böyle olunca da hata yapma oranı sıfıra iniyor. Bir cismin içini açmadan içindeki alana müdahale yapılması somut makinelerle mümkün değilken, lazer cismin içine işleyerek üst katmana zarar vermeden içine müdahale edebiliyor. Lazere sahip olan ülkeler daha çok savunma sanayiinde kullanıyor. Teklif gelmesi halinde geliştirerek Türk savunma sanayisine katkı sağlayabiliriz. Bu konuda tekliflere açığız” diye konuştu.
Lazerin mucitlerinden Adnan Işık ise yaklaşık 3 yıldır üzerinde çalıştıkları lazeri yaklaşık 70 bin dolara mal ettiklerini belirterek, “Önemli olan bu lazeri üretebilmekti. Biz lazeri yönlendiren kontrol mekanizması tüpü ve bu tüpün içerisindeki kimyasalları üretebildik. Sıra bunu geliştirmekte. En çok 30 wolt civarında bir güce ulaşabildik. Ama bu lazer ABD’de ilk kez üretildiğinde 0,5 wolt güç yapılabilmişti. Yani bunu başarmamız oldukça büyük bir gelişme. Biz tekstil amacıyla ürettik ama geliştirildiği takdirde savunma sanayi ve daha bir çok alanda kullanılabilir” dedi.

..::3 Boyutlu Televizyona ”Türk” İmzası:::.. Mart 25, 2008

Posted by osmandemirci in Bilim, Güncel.
Tags: , ,
add a comment

Türk Bilim adamlarının önderliğinde başlatılan projeyle 3 boyutlu görüntü aktaran ve gözlük takmaya gerek bırakmayan televizyonlar 3 yıl içinde evlerdeki yerini almaya başlayacak.

AB Komisyonunun desteklediği ve Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Onural’ın koordinatörlüğünü yürüttüğü projede, 7 ülkeden yaklaşık 200 bilim adamı görev alıyor. Proje, geniş araştırmacı kitlesiyle AB Komisyonunun desteğindeki en önde gelen projeler arasında gösteriliyor.Projenin 3 boyutlu televizyonun her yönden teknolojisini içerdiğini, ortaklarının bu teknolojinin farklı boyutları üzerine çalıştığını ifade edenProf. Onural, AB Komisyonunun projeye, 6.15 milyon Avro destek verdiğini, Türkiye’nin yanı sıra Almanya, İngiltere, Finlandiya, Çek Cumhuriyeti, Bulgaristan ve Yunanistan’dan kurumsal ortakların projede yer aldığını kaydetti.Projede, CD, DVD ve MP (veri sıkıştırma) teknolojilerini geliştiren bilim adamlarının görev aldığını ifade eden Onural, 3 boyutlu televizyon teknolojisi üzerine araştırmacıların çok anlamlı şekilde ortaklık yaptığını dile getirdi.3 boyutlu teknolojiyle yapılan çekimlerin izleyicideki keyfi artıracağını, 3 boyutlu televizyonun da görsel hazzı yükselteceğini, yeni teknolojinin askeriye, tıp, kültür sanat ve eğitimde de uygulanabileceğini anlatan Onural, 3 boyutlu müzeler kurulabileceğini söyledi.Yeni teknolojilerle donatılmış 3 boyutlu televizyonların piyasaya çıkarılması konusunda yolun yarısına geldiklerini kaydeden Onural, ”Bu proje, AB’nin 3 boyutlu televizyon konusunda ABD ve Japonya’ya rekabette gücünü artırsın diye oluşturulmuş bir proje. Rekabette birinci sıradayız. Benim kanım 3-4 yıl içinde evlerde seyredilebilir 3 boyutlu televizyonlar olacak. Adım adım bu zaten içimize giriyor” dedi.